DESOB Başkanı Alican Ebedinoğlu açıkladı: Diyarbakır da 35 bin insan

DESOB Başkanı Alican Ebedinoğlu açıkladı: Diyarbakır da 35 bin insan KENTTE 100 BİNE YAKIN KİŞİ ZOR GÜNLER GEÇİRİYOR 2019 yılında başlayan ekonomik kriz ile beraber Covid-19...

Davutoğlu’ndan Bahçeli’ye: Ser seran ser çavan

Gelecek Partisi lideri Davutoğlu, parlamenter sistem teklifini paylaşmak için talep ettiği randevuya ret yanıtı veren MHP lideri Bahçeli’ye Siirt’ten yanıt verdi. Davutoğlu, “Bizimle görüşmelerine...

İzmir’den Çakıcı tepkisi

İzmir Düşünce Topluluğu, Kılıçdaroğlu'nun organize suç örgütü lideri Alaattin Çakıcı tarafından tehdit edilmesine tepki gösterdi. İzmir Düşünce Topluluğu, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun organize suç...

Obama: Erdoğan’ın demokrasiye bağlılığı kendisiyle alakalı

Eski ABD Başkanı Barack Obama, bu hafta çıkan “Promised Land” (Vadedilmiş Toprak) adlı kitabında Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan’la ilgili görüşlerine de yer verdi....

Diyarbakır’da Eğitim İzleme Kurulu oluşturuldu

Diyarbakır’da eğitim alanında yaşanan sorunları izleyip çözüm üretmek için Eğitim İzleme Kurulu oluşturuldu. Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Diyarbakır Şubeleri ile siyasi partiler...

CHP’den ihracı istenen Menemen Belediye Başkanı Aksoy’dan istifa kararı

Kesin ihraç talebi ile tedbirli olarak Disiplin Kurulu’na sevk edilen Menemen’in CHP’li belediye başkanı Serdar Aksoy, "Üyesi olduğum CHP'den istifa ediyorum" dedi.

3 Film – 3 Yönetmen

“Ben bir yetişkin olarak dünyaya geldim; çünkü biz Kürtlerin, çocuklukları yoktur.”

Hiner Saleem

Güney Kürdistan’ın Akrê kentinde doğan Saleem, yaşadığı yeri 17 yaşında terk etti. Öğrenimini İtalya’da tamamladı. Daha sonra hâlâ yaşamakta olduğu Fransa’ya taşındı. 1992 yılında, Körfez Savaşı sonrası, Başûr’daki Kürtlerin yaşamlarındaki değişime odaklandı ve bunun filmini çekti. Film Venedik Film Festivali’nde gösterildi. 1998 yılında ilk uzun metrajı olan “Yaşasın Evli… ve Kürdistan’ın Özgürlüğü” filmini tamamladı.
Yönetmenin üçüncü ve en bilinen filmlerinden biri olan “Vodka Lemon” 2003’te Venedik Film Festivali’nde San Marco Ödülü’nü aldı. “Babamın Tüfeği” isimli hatıralarını içeren ve yönetmenle yapılan röportajlara da yer verilen kitabı 2004 yılında Fransızca ve İngilizce olarak basıldı. Yönetmen, kitapta şöyle diyor: “Kürt ruhu taşıyan biri öldüğü anda da özgürlük arzusuyla ölür. Kürtler özgürlük için ölüme gönüllü göğüs gerdiler. Burada özgürlük aşkı ve ölüm arasında bir ilişki olduğu söylenebilir. Ayrıca dans ve müziğin Kürtlerin tabiatına çok uygun düştüğüne inandığımı belirtmeliyim.”
Yönetmen 2007 yılına gelindiğinde “Tamburlar Vadisi” (Dol) filmini çekti. Filmde ünlü Ciwan Haco da rol aldı. 2014 yılında ise Kürtlerin ilk vahşi batı filmi olarak nitelendirilen “Tatlı Biber Diyarım” (My Sweet Pepperland) filmi gösterime girdi.

Tatlı Biber Diyarım
“Tatlı Biber Diyarım” bugüne dek izlediğimiz Kürt yapımlarından biraz farklı bir film. Filmde idealist bir peşmerge olan Baran, Saddam’ın devrilmesinden sonra evine dönüyor. Savaş bitmiş ve aslında bazı şeyler de yoluna girmiş görünüyor. Eve döndüğündeyse Baran’ı bir sürpriz bekliyor: Annesinin evlenmesi yönünde Baran üzerinde kurduğu baskı. Baran gibi idealist başka bir karakter daha var filmde, öğretmenlik yapmak için erkek kardeşlerine ve babasına direnen Govend. Govend rolünde izlediğimiz, Asghar Farhadi’nin “Darbareye Elly” filminden de hatırlayacağımız Golshifteh Farahani.
Tatlı Biber Diyarım olarak adlandırılan bölge de bu iki gencin görev yerleri, Kuzey ve Doğu Kürdistan sınırında bir bölge. Baran, annesinin sonu gelmeyen baskılarından sınırdaki bu bölgede görev almayı kabul ediyor. Gittiği yerde ise işler beklediği gibi gitmiyor. Kanun koruyucu olarak bölgeye atanan Baran’ı bekleyen başka bir sürpriz daha var: Türlü sahtekârlıkla para kazanan ve bölgede kanunun kendisi olduğunu iddia eden Aziz Ağa. Ağa elbette diğer Kürtlere ve gerillaya da düşman. Yönetmenin fikirleri olarak düşünülebilecek fikirler, Govend’in ağzından dökülüyor.

Sarhoş Atlar Zamanı

“Filmimi diktatör ve faşistlerin politikalarına kurban edilen tüm masum dünya çocuklarına ithaf etmek istiyorum.”
Bahman Ghobadi

1969 yılında Doğu Kürdistan’ın Bane kentinde doğan Bahman Ghobadi, okul yıllarında bir radyoda çalıştı. Amatör olarak kısa filmler çekmeye başlayan Ghobadi, sinema aşkı için eğitimini yarıda bırakarak sinema eğitimi almaya karar verdi.
1999 yılında, Abbas Kiyarüstemi’nin “Rüzgâr Bizi Sürükleyecek” filminin çekimlerinde baş asistan olarak çalıştı. Ghobadi, meşhur filmi Sarhoş Atlar Zamanı ile 2000 yılında Cannes Film Festivali’nde “Altın Kamera Ödülü”, “Genç Sinema Ödülü” ve “Fipresci Ödülü”ne layık görüldü.
Bir Kürt aileyi konu alan “Sarhoş Atlar Zamanı” çoğu zaman manşetler, savaş ve zorbalıkla gerçeklikleri gizlenen bir ulusun hakikâtine odaklanıyor. Film, İran-Irak ve Türkiye sınırında yaşayan Kürt bir ailenin hikâyesini olanca çıplaklığıyla aktarıyor. Anne ve babasının ölümünden sonra Ayoup, engelli kardeşinin tedavisi için katırla yük taşımaya başlıyor. Ancak tedavi için bu işten kazanılan para yetersiz. Ayoup, en çetin kış şartlarında bile yük taşıdığı esnada bir gün soğuktan donmamaları için atlara viski içirildiğini görüyor. Ayoup gibi pek çokları ise bu esnada soğuktan hareket dahi edemiyor. Ayoup daha fazla para kazanabilmek için diğer kardeşiyle birlikte kaçakçılığa başlıyor. Filmin olay örgüsü, bu dirençli topluma ilişkin çarpıcı sinematografiye, güçlü karakterizasyona ve ezici bir ötekilik duygusuna büyük ölçüde yer veriyor. Ve ortaya dürüst, dramatik ve zaman zaman da acımasız bir film olan “Sarhoş Atlar Zamanı” çıkıyor. Kendisi de bir sınır kentinde doğup büyüyen yönetmenin diğer tüm filmleri gibi, bu filmde de tema “sınır”. Ghobadi için sınır, Kürt olmanın bilinciyle de ilişkilidir çünkü.

Taşa Yazılmış Hatıralar
Zaho doğumlu yönetmen küçük yaşta ailesiyle birlikte Güney Kürdistan’ı terk etti ve 25 yıl sürgünde yaşadı. 1999 yılında Başûr’a dönen Şevket Emin Korkî, 2006 yılında gösterime giren “Crossing the Dust” (Parinawa la Ghobar) adlı ilk uzun metrajlı filmiyle izleyici karşısına çıktı. 2014 yılında Mehmet Aktaş’la birlikte senaryosunu yazdığı Almanya-Irak ortak yapımı “Taşa Yazılmış Hatıralar” (Bîranînen li ser kevirî) gösterime girdi. Filmde, 2003 yılında Saddam Hüseyin’in devrilmesinin ardından, Kürtlerin katledildiği 1988 El-Enfal Katliamı üzerine bir film çekmeye karar veren iki çocukluk arkadaşı Hüseyin ve Alan’ın hikâyesi anlatılıyor. Film, 88. Akademi Ödülleri’nde Irak’ın Yabancı Dilde En İyi Film Ödülü’ne aday adayı olarak seçildi. Film, film ekibinin soykırımı filme alma konusundaki hayal kırıklıklarını da detaylandırıyor. “Taşa Yazılmış Hatıralar” deyim yerindeyse dünyayı dolaştı, sayısız film festivaline katıldı ve övgüler aldı… KÜLTÜR SERVİSİ

Tüm Haberler

Babadan Kızına

Bir baba ile kızı dertleşiyormuş. Kız babasına, çok sıkıntı çektiğinden, sorunlarla baş edemediğinden bahsetmiş. Babası kızını dinlemiş, dinlemiş ve Gel, sana bir şey göstereceğim...

APAN BİRİ BU 3 HASTALIĞI

Z-ina yuvalar yıkar, nikâh ise toplum hayatı için bir nimet olarak kabul edilir. Gayr-ı meşru birleşmeler aile kurumunu ortadan kaldırmakla tehdir eder. Aynı zaman...

pazarcı yaşlı kadın

Babam bir iş yerinde neredeyse karın tokluğuna çalışıyordu. Aslında çalıştığı iş yerinin patronu çok cömert bir insandı. Ama işçisine az veren fabrika servis şeflerinden...

70 yaşını geçen ihtiyar

Yaşlı adam hayatını yalnız sürdüremez. Evlenmek ister. Mahallenin genç ve güzel kızına aşık olur. Aşık olur ama yaşı itibariyle onu kendine nasıl alacağını düşünür.Kızın...

İmamoğlu açıkladı

İBB Başkanı İmamoğlu'ndan adaylık açıklaması İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener'in 'cumhurbaşkanı adaylığı' açıklamasına ilişkin, "Bütün bu...

Diyarbakır son dakika

Diyarbakır'ın Bismil ilçesine bağlı kırsal Kayabaşı ve Korukçu mahallelerinde oturan Aslan ve Erkek aileleri arasında öğle saatlerinde henüz belirlenemeyen bir nedenden tartışma çıktı. Tartışma...

Bakın Kim Çıktı

Trafik c-ezası yazdıkları kişinin şehit babası olduğunu öğrenen jandarma ekipleri c-ezayı kendileri ödedi.Bu durumun ardından şehit babasının elini öpüp başsağlığı dileklerini ilettikten sonra makbuzu...

soylu vekilin üzerine yürüdü

Öğlen saatlerinde İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun hakaretleri sonrası CHP'li ve AK Partili milletvekilleri arasında y-umr-uklaşmaya varan tartışmanın ardından tansiyon tekrar yükseldi.CHP Grup Başkanvekili Özgür...

aşık veyselin hayattı

Aşık Veysel Şatıroğlu, 25 Ekim 1894 tarihinde Sivas’ın Şarkışla ilçesine bağlı Sivrialan köyünde dünyaya gelmişti. Veysel 7 yaşındayken çiçek hastalığı Sivas yöresinde hızlı bir...

256 yıl yaşayan adam

Çinli bitki bilimcisi d*övüş sporcusu olan Li Ching-Yuen 1736’da doğduğu söyleniliyor ama kayıtlara 1677 olarak biliniyor. Bu iki Doğum tarihine göre 1933 senesinde can...

helikopter genel kurmay

Hindistan Genelkurmay Başkanı ve eşi dahil 14 kişiyi taşıyan orduya ait askeri helikopter düştü. Uluslararası haber ajanslarının geçtiği bilgilere göre helikopterde askeri personel ve...

küçük müslime

Mersin'in Gülnar ilçesinde ailesi çadır kurarken ortadan kaybolan ve 10 gün sonra kaybolduğu alana 7 kilometre uzaklıkta cesedi bulunan Müslüme Yağal (3), ot-op-si işlemlerinin...

yine bir uçak

Rusya Federasyonu’na bağlı Tataristan Cumhuriyeti’nde paraşütçüleri taşıyan bir L-410 uçağın d-üştüğü bildirildi. Kazada 19 kişi ö-l-dü, 3 kişi ya-ral-andı. Rus basınının Rusya Acil Durumlar...

yedi dakikan var

Hikayede anlatılan efsaneye göre bir kadın, bir gün kucağındaki çocuğu ile birlikte bir m-ağaranın önünden geçerken içeriden gelen bir ses duyar:İçeri gir ve ne...

beklenen rakam

Toplantı sona erdi beklenen rakam.. Hazine ve Maliye ile Ticaret Bakanlıkları temsilcileri ekonomik veri ve raporları paylaşacak. Sosyal güvenlik prim gelirlerini etkileyen temel gösterge...

İlgili olabilecek haberler